Mini gastrik by- pass hem mide hacmini küçültücü hem de emilim azaltıcı etkisi olan kombine bir prosedürdür. Etkinliği klasik by-pass (RYGBP) ameliyatına benzerdir.

Mini gastrik by-pass nasıl yapılır?

Mini gastrik by-pass ‘da diğer obezite cerrahisi prosedürleri gibi laparoskopik olarak, yani 5-6 adet milimetrik deliklerden yapılır. Uygulama endikasyonları diğer prosedürlerle aynıdır.(tıklamalı) Klasik by- pass ameliyatından farklı olarak mini gastrik by-pass da kalan mide ile ince barsaklar tek bir anastamoz (mide ile barsağın birleştirilmesi) ile gerçekleştirilir. Ameliyatta önclikle mide tüpü oluşturulur. Oluşturulan 60-80 cc hacmindeki bu tüp sleeve gastrektomi (tüp mide) prosedüründen farklıdır. Sleeve gastrektomi (tüp mide) de devre dışı bırakılan mide çıkarılırken mini by-pass ve klasik py-pass da vücut içinde kalmaya devam eder. Tüp hazırlandıktan sonra ince barsağın ilk 2. metresi sayılarak bulunur ve bu bölüm yeni mide görevi görecek olan hazırlanmış mide tüpüne bağlanır (anastomoz). Bu bağlantı stapler adı verilen tek kullanımlık özel aletlerle sağlanır. Bu sayede alınan gıdalar ince barsağın ilk 2 metresi gıda geçişine kapatılmış olur. Ameliyat süresi ortalama 60-90 dk arasındadır.

Mini gastrik by-pass hangi yollarla kilo verdirir?

Mide hacmi küçültülerek gıda alımı azaltılır. Hastalar daha küçük yemek porsiyonları ile erken doyuma ulaşır. Bu etki sleeve gastrektomi (tüp mide) ameliyatı ile benzerdir. Tüp mide ameliyatına oranla hazırlanan mide tüpü daha küçüktür.
– Mini gastrik by-pass uygulanmış hastaların ince barsağının ilk 200 cm si gıda geçişine kapatıldığı için bu kısımdan emilim olmayacaktır. Bu bölüm sindirim için gerekli olan safra ve pankreas enzimlerini taşımaktadır ve ince barsaktan emilim alınan gıdaların safra ve pankreas enzimleri ile temasından sonra başlayacaktır
– Mini gastrik by-pass sonrası barsağın ilk kısmınına gıda teması olmaması bir dizi hormonları azaltırken bazı hormonları arttıracaktır. Bu hormanal değişiklikler başta şeker hastalığının kontrolü olmak üzere kilo veriminde de etkilidir.

Mini gastrik by-pass’ın avantajları ve dezavantajları,

Mini gastrik by-pass teknik olarak klasik by-pass ameliyatına göre daha kolaydır ve daha kısa sürede gerçekleştirilir. Şeker hastalığının kontrolünde sleeve gastrektomi (tüp mide) prosedüründen daha etkilidir.
En önemli dezavantajı ve prosedürün tıp litaratüründe ki en çok eleştirildiği nokta ise olası SAFRA REFLÜSÜ komplikasyonudur. Normal sindirim sisteminde, mide çıkışındaki doğal kapak safra ve pankreas enzimlerinin mide içerisine geçişini engeller. Mini by-pass ameliyatı sonrası klasik by-pass dan farklı olarak mide, safra ve pankreas enzimlerinin gidiş yolu üzerindedir ve mide içerisine temas etmektedir. Safranın mide içerisine temasını minimuma indirmek için ameliyat sırasında bir dizi önlemler alınır. Tecrübelerimize göre mide-ince barsak bileşiminin mide arka yüzüne yapılması ve ince barsağın yukarıya doğru asılması safra reflüsünü en aza indirgemektedir. Safra reflüsü çok az bir hasta da şikayete sebep olsa da etkilediği hastaların hayat kalitesini oldukça bozar. Tedavisinde mide koruyucu ve safra bağlayıcı ilaçlar kullanılır. Medikal tedaviye cevap vermeyen çok az bir grup hastada ise cerrahi olarak Duodenal switch ve Roux-Y gastrik By-pass prosedürlerine çevirilmelidir. Safra reflüsü ile ilgili diğer bir tartışmalı konu ise uzun yıllar safranın mideye temasının mide kanserine yol açıp açmayacağıdır. Midenin bir kısmının çıkarılarak kalan midenin ince barsakla birleştirme ameliyatları (Billroth II) senelerce mide ülseri olan yüzbinlerce insana uygulanmıştır. Dr. Fisher Billroth II ameliyatı yapılmış 1000 hastayı 25 yıl sonra tekrar değerlendirmiş ve hayatta olmayan 522 hastanın 13 tanesinin mide kanseri nedeni ile hayatını kaybettiğini bildirmiştir. Hayatta olan ve ulaşılan hiçbir hastada mide kanseri tespit edilmemiştir. Yani 1000 hastadan 13 ü mide kanseri olmuştur ve bu oran normal popülasyonla aynıdır.(Fischer AB, Graem N, Jensen OM.Risk of gastric cancer after Billroth II resection for duodenal ulcer. Br J Surg. 1983 Sep;70(9):552-4.)
Mide ülseri (safra temasına bağlı), Dumping sendromu  prosedürün diğer riskleridir.

Mini gastrik by-pass ameliyatı sonrası dönem

Ameliyat sonrası dönem sleeve gastrektomi ve RYGBP ameliyatları ile benzerdir. Hastalar ameliyattan 4 saat sonra ayağa kaldırılır. Ertesi gün sıvı gıdalar başlanır ve ortalama 3-4 günde hasta taburcu olur. 1 hafta içerisinde kişi normal yaşamına döner. Birbuçuk yıl sonunda beklenen kilo kaybı, fazla kiloların %65-80 dir.