1990 lı yıllardan beri mide küçültme ameliyatları uygulansa da, günümüzde uygulanan sleeve gastrektomi tekniği son olarak 2001 yılında Amerikalı cerrah Dr. Gagner tarafından bildirilmiştir. Dr. Gagner bu tekniği, klasik gastrik by-pass ve biliopankreatik diversiyon ameliyatları uygulanamayacak derecede kilolu süper obez hastalar için asıl ameliyat öncesi belli oranda kilo verdirmek amaçlı ilk basamak cerrahi olarak düşünmüştür. Fakat bu amaçla sleeve gastrektomi uygulanan hastaların beklenenden çok ve daha önemlisi yeterli oranda kilo verdiğinin görülmesi üzerine, bu teknik tek başına uygulanabilen bir obezite ameliyatı olarak tıbbi litaratüre girmiştir.

Sleeve gastrektomi nasıl yapılır;

Diğer obezite cerrahisi yöntemlerinde olduğu gibi sleeve gastrektomide laparoskopik dediğimiz kapalı yöntem ile yapılmaktadır. Yaklaşık yarım santimlik 6 adet küçük deliklerden yapılmaktadır (mide çıkarılan delik yaklaşık 2 cm dir). Ameliyat sonrası ağrının son derece az olması, iyi bir kozmetik sonuç ve erken mobilizasyon gibi laparoskopik cerrahinin tüm faydalarını obezite cerrahisinde de görmekteyiz. Sleeve gastrektomide tek kullanımlık özel aletlerle mide kesilmekte ve aynı anda üzerine dikilmektedir. İşlem sırasında kalan midenin inceliği mide içerisine yerleştirilen bir tüp sayesinde sağlanmaktadır. Kesilme işlemi sonrası midenin yaklaşık %80 lik kısmı çıkarılır. İşlem sonrası kalan mide adeta muz şeklinde bir tüpü andırdığından dolayı teknik genellikle tüp mide olarak adlandırılmaktadır. Dikiş hattından olası bir kaçağı tespit etmek amaçlı mide özel bir boya ile şişirilir ve dikiş hattı kontrol edilir.

Sleeve gastrektomi nasıl etki eder;

Sleeve gastrektominin öncelikli etkisi küçük bir mide hacmi ile az gıda alarak erken doyum sağlamaktır. Normal metabolizmada, doyma hissi mide duvarının gerilmesi ile olmaktadır. Yani mide yeterli miktarda gıda ile dolduktan sonra duvar gerilimi ile beyne doygunluk sinyali gider ve yeme sonlandırılır. Tüp mide ameliyatı sonrası ince bir mide kaldığından az miktarda gıda mide duvarında gerilmeye sebep olur ve doygunluk hissi oluşur. Diğer bir etki ise son yıllarda üzerinde çok sık durulan ve açlık hormonu olarak da bilinen gyrelin düzeyindeki değişikliktir. Gyrelin midenin fundus olarak bilinen kubbe kısmından salgılanan ve mide boş olduğu zaman beyne yemek ye sinyali gönderen hormondur. Sleeve gastrektomi sonrası mide fundusu tama yakın çıkarıldığından gyrelin seviyesi düşer ve açlık hissi baskılanır. Hastaları ameliyat sonrası en çok şaşırtan etki budur. Birçok hasta ameliyat sonrası çok az yiyorum ama acıkmıyorum demektedir.

Sleeve gastrektomi avantajları ve dezavantajları nelerdir;

Sleeve gastrektominin en büyük avantajı sindirim sisteminin doğal yolunda herhangi bir değişiklik yapılmamasıdır. Ameliyat sonrası vitamin ve mineral eksikliği diğer obezite ameliyatlarına oranla çok daha az görülür. Genellikle 40 ile 90 dakika arasında süren nispeten teknik olarak daha kolay sayılabilecek bir prosedürdür. İptal edilen mide kısmı çıkarıldığı için içeride görüntülenemeyen bir mide kısmı kalmaz. Diğer bir avantajı ise obezite ameliyatları sonrası tekrar kilo alımı durumunda sleeve gastrektomi revize edilebilecek en uygun prosedürdür.Tüp mide işleminin en büyük dezavantajı gastrik by-pass ameliyatı gibi uzun dönem sonuçlarının olmamasıdır. Henüz 10 yıllık geçmişe sahip olan işlemin 20-30 senelik sonuçları bilinmemektedir.

Sleeve gastrektomi sonrası;

Ameliyatın ertesi günü çekilen mide pasaj grafisi sonrası ağızdan sıvı alımına başlanır. Sıvı alımı 3. Gün artar ve hasta genellikle 3. Gün taburcu edilir. İlk hafta berrak sıvılar olmak üzere 14 gün sıvı gıdalarla beslenilir. Daha sonra yavaş yavaş yumuşak gıdalara geçiş olur ve 4. Hafta sonunda bütün gıdalar yenebilecek hale gelinir. Bu periyod boyunca çoğu ekip bir diyetisyen kontrolünde olunmasını tercih eder. Ameliyat sonrası beklenen kilo kaybı, fazla kiloların %70 idir. Yani 70 kg olması gereken bir insan 170 kg ise; ameliyat sonrası birbuçuk yıl sonunda yaklaşık 100 kg civarına iner. Kilo verimi ilk 6 ayda hızlı iken daha sonra daha yavaş bir şekilde devam eder. Sleeve gastrektomi sonrası verilen kiloların kalıcı olma oranı %75-80 civarındadır. %15-20 hastada tekrar kilo alma görülebilmekte olsa da aynı kilolara tekrar dönme olasılığı %1 civarındadır.

Sleeve gastrektominin riskleri nelerdir;

Sleeve gastrektomi ameliyatında çıkarılan mide kısmında uzun bir dikiş hattı oluşur. Bazı hastalarda bu uzun dikiş hattından küçük kaçaklar olabilmektedir. Bu oran %2 nin altındadır. Kaçak durumunda dikiş hattı çevresinde ufak apseler olabilmektedir. Bu durumda radyolojik olarak oluşan birikintiler drene edilir ve kaçağın kapanması beklenir. Düşük ihtimalle tekrar ameliyat veya endoskopik olarak kaçak noktasına stent denilen örtücü bir cihaz konulabilmektedir. Günümüzdeki tıbbi teknolojideki gelişmeler (özellikle mideyi kesen ve kapatan stapler teknolojisi) sayesinde bu ameliyat son derece güvenle yapılabilmekte ve işleme bağlı komplikasyonlar çok nadir görülmektedir. Sleeve gastrektomiye bağlı ölüm riski %0.3-0.5 dir.